Yayın:
Yurttaşlığın yeniden inşası: Ekolojik yurttaşlık üzerine sosyolojik bir araştırma

Küçük Resim

Tarih

Akademik Birimler

Kurum Yazarları

Yazarlar

Akuç, Elif Bükre

Danışman

Akosman, Bengül Güngörmez

Dil

Yayıncı:

Bursa Uludağ Üniversitesi

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Özet

Tarihsel süreçte insan ve doğa ilişkisi incelendiğinde bu ikili arasında uyumlu bir ilişki olduğu görülmektedir. Bu ilişki içerisinde her varlık kendinde var olan değeri diğer varlığın değerinden üstün görmemiştir. Bu bakış açısı aydınlanma düşüncesi ile farklı bir perspektife taşınmıştır. Sanayi Devrimi’nin gerçekleşip tüketim faaliyetlerinin de hızlanması ile aydınlanma fikrinin getirdiği insan merkezli dünya görüşü daha çok benimsenmiştir. Bu görüş ekseninde insan ve doğa arasındaki ilişki içinde insanın doğaya hakimiyetinden söz edilir bir duruma gelinmiştir. 1970’li yıllarda artan sanayileşmenin de etkisiyle insanın doğa üzerindeki hakimiyeti giderek artmış ve bu durum zaman içerisinde doğanın dengesinin bozulmasına sebep olmuştur. Bu bozulma ekolojik krizlerin oluşumuna etki etmiştir. Böylece ekoloji kavramının da gündeme taşınması söz konusu olmuştur. İnsan ve doğa ilişkisinin bozulması sonucu ortaya çıkan bu krizlere bireyler ve devletler tarafından çözüm önerileri getirilmek istenmiştir. Bu çözüm önerileri getirilirken ekolojik yurttaşlık düşüncesi de öne çıkmıştır. Ekolojik yurttaşlık düşüncesi her ne kadar bir çözüm önerisi olarak ortaya çıksa da bu fikir kendi içerisinde de farklı yaklaşımlar tarafından ele alınmıştır. Bu sebeple kesin tanımlamalar içerisine girmemektedir. Bu çalışma ile ekolojik yurttaşlık düşüncesi radikal ve liberal yaklaşımlarla incelenecek ve ekolojik yurttaşlığın imkanı sosyolojik bir perspektif ile ortaya konulacaktır.
When we analyze the historical relationship between humans and nature, it is observed that there has been a harmony between these two concepts. Within this relationship, no entity has considered the value inherent in itself as superior to the value of the other entity. This perspective brought forth a different view with the Enlightenment philosophy. With the advent of the Industrial Revolution and the acceleration of consumption activities, the human-centered worldview introduced by Enlightenment ideas became more widely adopted. Within this view, the relationship between humans and nature shifted towards human dominance over nature. With the increasing industrialization from the 1970s onwards, human dominance over nature has continued to increase, eventually leading to disruptions in the natural balance, which in turn contributed to the formation of ecological crises. Consequently, the concept of ecology also came into prominence. Efforts have been made by individuals and states to propose solutions to these crises resulting from the deterioration of the relationship between humans and nature. While proposing these solutions, the concept of ecological citizenship has also gained prominence. Although ecological citizenship emerged as a proposed solution, it has been approached by different perspectives within itself, thus not falling into definite definitions. This study will analyze ecological citizenship through radical and liberal approaches, and the possibility of ecological citizenship will be presented from a sociological perspective.

Açıklama

Kaynak:

Anahtar Kelimeler:

Konusu

Ekolojik yurttaşlık, İnsan-doğa, Ekolojik kriz, Radikal yaklaşım, Liberal yaklaşım, Ecological citizenship, Human-nature, Ecological crisis, Radical approach, Liberal approach

Alıntı

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By

34

Views

162

Downloads