Yayın:
Samuel Beckett’in ilk dönem oyunlarında yabancılaşma, iletişimsizlik ve kimlik temsilinin incelenmesi

Küçük Resim

Akademik Birimler

Kurum Yazarları

Yazarlar

Saylak, Mustafa

Danışman

Aydın, Mustafa Berkay

Dil

Yayıncı:

Bursa Uludağ Üniversitesi

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Özet

Bu çalışma, Samuel Beckett'in ilk dönem tiyatro eserlerinin ele alınarak yabancılaşma, iletişimsizlik ve kimlik temsili temalarını incelemeye tabi tutmaktadır. Beckett'in eserlerindeki karakterler, modern toplumun insanı yalnızlaştırıcı, kimliksizleştirici ve yok edici etkilerinin tesiri altındaki durumunun sahnedeki güçlü bir temsilidir. Bu bağlamda Beckett, bireyin toplum içinde kendini tanımlama çabasının ve kimlik arayışının, iletişimsiz kalarak ne hale sürüklendiğini ustalıkla ortaya koymaktadır. Beckett'in minimalizm ile tasarladığı sahne dili, bireyin kendisine ve toplumuna yabancılaşmasının en iyi ifadesi olarak, varoluşsal krizlerini ve yok oluşunu ustalıkla anlatan bir yapıya sahiptir. Çalışmada Beckett'in ilk dönem tiyatro eserleri, önemli kuramlar çerçevesinde anlaşılmaya çalışılmıştır. Marx'ın kapitalist toplumun bireylerin emeğine ve kendisine yabancılaşması, Beckett'in yapıtlarındaki karakterlerin kendi varoluşlarından kopuk halleri ile örtüşmektedir. Durkheim'ın anomi kavramı, bireyin toplumsal krizlerin bir sonucu olarak bocalamasını ifade etmektedir; bu durumun etkisi Beckett'in karakterlerinin amaçsız bekleyişi ve yönsüz kimlik arayışı üzerinden okunmaktadır. Beckett'in oyunları, toplumsal durum ve kimliksizleşmenin bireyleri nasıl kırılganlaştırdığını ve bireyin zamanın muğlaklığında saf dışı kalışını, tabiri caizse hiçleştikleri anı ortaya koymaktadır. Beckett, bireyin, tarihin geldiği noktadaki halini, iktidarların bireyin üstündeki kimliksizleştirme gücünü, radikal bir biçimde ortaya koyarak, absürt tiyatro aracılığıyla karşı bir eleştiri mekanizması inşa etmiştir. Bu çalışma, Beckett'in ilk dönem eserlerinin modern toplumun bireylerini nasıl kimliksizleştirdiğini, yalnızlaştırıldığını ve yabancılaştırdığını sosyolojik bir perspektifle ele alarak, birey ve toplum-iktidar arasındaki çatışmalı ilişkiyi ve bu ilişkinin bireyleri nasıl aşındırdığını ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Beckett'in ilk dönem tiyatro eserlerinden hareketle bireylerin, toplumsal tarihin geldiği noktada kendilerini çaresizce aradığı, bekleyerek inşa etmeye çalıştığı ve anlam arayışını sürdürmenin zorluğuyla nasıl kırılganlaştığını göstermeyi amaçlamıştır. Bu çalışma, Beckett’in ilk dönem tiyatro eserleri üzerinden, modern toplumsal hayatın güçlü eleştirilerini gün yüzüne çıkarmak için başka çalışmalara kapı aralaması umduğumuz bir giriş çalışması olarak değerlendirilmelidir.
In this study, the themes of alienation from electricity, lack of communication and identity representation in Samuel Beckett's early theater works are examined. The characters in Beckett's works provide a powerful representation on stage of how modern society is lost under the influence of destructive influences that isolate people, disidentify them, and fail in their search for meaning. In this context, Beckett masterfully reveals how the individual's effort to define himself in society and his search for identity are led to the point of remaining uncommunicative. The stage language designed by Beckett with minimalism has a structure that skillfully describes the existential crises and extinction of the individual as the best expression of his alienation from himself and his society. The study is about understanding the framework of important theories in Beckett's early theater works. Marx's alienation from himself and the labor of capitalist society coincides with the detachment of the characters in Beckett's works from their own existence. Durkheim's anomie refers to the vacillating of individuals because of social crises, and the effect of this situation is read through the aimless waiting and directionless search for a way out of Beckett's characters. Beckett's plays reveal how the social situation and lack of identity make individuals vulnerable and the individual's elimination in the ambiguity of time, the moment when they become nothing, so to speak. Beckett built a counter-criticism mechanism through absurd theater by revealing in a radical way the state of the individual at the point in history and the power of governments to disidentify the individual. This study examines from a sociological perspective how Beckett's early works de-identify, isolate and alienate the individuals of modern society, and reveals the conflictual relationship between the individual and society-power and how this relationship erodes individuals. Based on Beckett's early theater works, this study aims to show how individuals desperately search for themselves at the point of social history, try to build by waiting, and how they become fragile with the difficulty of continuing their search for meaning. This study aims to show how powerful modern social life is through Beckett's early theater works. It should be considered as an introductory study that we hope will open the door to other studies to bring their criticisms to light.

Açıklama

Kaynak:

Anahtar Kelimeler:

Konusu

Yabancılaşma, Kimlik, İletişim, Anomi, Absürt tiyatro, Alienation, Identity, Communication, Anomie, Theater of the absurd

Alıntı

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By

318

Views

199

Downloads