Yayın:
Bakteriyoloji laboratuvarında izole edilen 1000 izolatın klinik uyumunun araştırılması

Küçük Resim

Tarih

Akademik Birimler

Kurum Yazarları

Yazarlar

Özakın, Cüneyt

Danışman

Dil

Yayıncı:

Uludağ Üniversitesi

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Özet

Çalışmamızda, değişik kliniklerden gelen, 232 hastaya olan 909 örnekten izole edilen 1000 izolat, klinik uyumunu araştırmak üzere değerlendirmeye alındı. Takibe alınan örnekler arasında 234 izolat ile kan ilk sırada yer almakta idi. Kan örneklerinde, etken olarak kabul edilen 166 izolat içinde, S aureus, en sık izole edilen bakteri idi. Bunu A baumannii ve K pneumoniae izlemekteydi. Kandan izole edilen koagulaz negatif stafilokokların %69'unun etken olmadığı, ancak %31'nin klinik ile uyumlu olduğu saptandı. Özellikle koagulaz negatif stafilokok izolasyolarında doğru karar vermek için hastanın klinik verileri ile birlikte yorum yapmak gerektiğine karar verildi. Elde edilen izolasyonların, klinikle uyumu yönünden yapılan değerlendirmede, en uyumlu örneğin idrar olduğu, bunu sırasıyla yara, BOS, kateter ve kan kültürlerinin takip ettiği gözlendi. Kolonizasyon olarak değerlendirilen izolasyonların, en sık olarak mide suyu ve trakea örneklerine ait olduğu saptandı. Trakeal aspirat örneklerinde öncelikle Gram Boyama uygulanıp, anlamlı ise kültürünün yapılmasının, bu yüksek kolonizasyon oranını azaltabileceği görüşüne varıldı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğinden gönderilen mide suyu örneklerinde K pneumoniae izolasyonunun, aynı hastanın takiben yapılan kan kültürlerinden de elde edilmesi ve klinik uyumun da olması nedeniyle, mide suyunda saptanan üremelerin yorumlanmasında özellikle K pneumoniae yönünden dikkatli olunması gerekliliğini ortaya koydu. Çalışmamızda etken olarak kabul edilen 595 izolatın 497'si nozokomiyal enfeksiyon etkeni olarak değerlendirildi. Primer bakteriemi olguları en sık karşılaşılan nozokomiyal enfeksiyonlar olarak saptandı. Tetkik istek formları incelendiğinde, büyük oranda hastanın kliniğine ait verilerin yazılmadığı görüldü. Hastalar hakkında yeterli bilginin sağlanamadığı durumlarda etken olması ihtimali az olan izolatların idantifiye edilip antibiyotik duyarlılık testleri yapılarak raporlanması, hem laboratuvarın iş yükünü arttırmakta, hem ekonomik kayba neden olmakta, hemde klinisyenin yanlış tanıya yönlenmesine yol açmaktadır. O nedenle, klinisyenlerin bu konuya dikkat etmeleri ve hastaya enfeksiyon açısından doğru etyolojik tanı koymak için mutlaka klinik, laboratuvar işbirliğine inanmaları, bu konuda laboratuvara yardımcı olmaları gerektiği görüşüne varıldı. Konak-mikroorganizma arasındaki ilişkiler ile saprofit-patojen kavramlarındaki değişikliklerin ışığı altında; laboratuvarın, kültürde üremiş olan her izolat için kuşkusu olmalıdır. Bu kuşku, istek formunda hasta hakkında yeterli bilgi olsa bile, zaman zaman etken olmadıkları halde, bazı izolatların idantifikasyon ve antibiyotik duyarlılık testlerinin yapılıp kliniklere raporlanması ile sonuçlanmaktadır. Bu bir yanılgı değil, hasta yararına laboratuvarın gösterdiği bir titizlik olarak değerlendirilmelidir. Bu sonuçların en sağlıklı yorumu, hasta başında, hastanın kliniği ve üreyen etkenin özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır. Bazı mikroorganizmaların patojen veya saprofit olarak değerlendirilmelerindeki belirsizlik, laboratuvarda etken olmayan izolatların da idantifikasyonuna neden olmaktadır. Etken olmayan izolatların idantifikasyonunun mümkün olduğunca en düşük düzeylerde tutulabilmesi için klinik ve laboratuvar arasında iyi bir işbirliği gerektiğini düşünmekteyiz.

Açıklama

Kaynak:

Anahtar Kelimeler:

Konusu

Bakteriyoloji laboratuvarı, İzolatın klinik uyumu, İzole

Alıntı

Özakın, C. (1996). Bakteriyoloji laboratuvarında izole edilen 1000 izolatın klinik uyumunun araştırılması. Yayınlanmamış tıpta uzmanlık tezi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi.

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By

14

Views

0

Downloads