Jürgen Habermas’ın müzakereci demokrasi teorisi ve toplumsal cinsiyet eşitliği talepleri

dc.contributor.authorDumlu, Hediye
dc.date.accessioned2022-07-05T11:26:03Z
dc.date.available2022-07-05T11:26:03Z
dc.date.issued2022-02-17
dc.description.abstractBatılı demokrasilerde etnik, din, ırk, toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim temelli gruplara mensup bireyler, kolektif farklılıklarının kamusal alanda tanınması yönündeki taleplerini dile getirmektedirler. Biz bu çalışmada, toplumsal cinsiyet temelli grupların ileri sürdüğü toplumsal cinsiyet eşitliği taleplerini odağımıza alıyoruz ve Jürgen Habermas’ın müzakereci demokrasi anlayışının bu talepler için uygun bir tartışma zemini sunduğu argümanını geliştirmeye çalışıyoruz. Bu amaçla, tartışmamızın ilk bölümünde, demokratik tanınma taleplerinin kamusal müzakere süreçlerinde içerilmesi ve kamusal meseleler haline gelmesi için gerekli olan kapsayıcı katılım anlayışının temel koşullarını tartışıyoruz. Bu koşullar, kapsayıcılık, rasyonellik ve meşruiyettir. Kapsayıcılık, çıkarların, etik-siyasal söylemlerin ve adalete ilişkin ahlaksal söylemlerin kamusal tartışmalarda birlikte kapsanmasıyla; rasyonellik, katılımcıların genişletilmiş bir bakış açısından ilgili herkesin rasyonel gerekçelerle onayını alabilen normlar ve ilkeler üzerine iletişimsel anlaşmaya varmasıyla; meşruiyet ise anlaşmaya ulaşmayı amaçlayan katılımcılar arasındaki kısıtlanmamış kapsayıcı ve rasyonel tartışmaların kendisi içinde gerçekleştiği kamusal alan fikriyle ilişkilidir. Tartışmamızın ikinci bölümünde, özel alan ve kamusal alan arasında olduğu varsayılan ayrım nedeniyle kamusal tartışmaların dışında bırakılan toplumsal cinsiyet eşitsizliği temelli adaletsizliklere karşı ileri sürülen ve toplumsal cinsiyet eşitliğini amaçlayan tanınma taleplerini ele alıyoruz. Bu taleplerin, etik-siyasal söylemlerle ilişkili olan iyi yaşam ve değerlerle ve pragmatik söylemlerle ilişkili olan genelleştirilemez çıkarlarla özdeşleştirilen özel alana ilişkin meseleler olduğu ve adalet, normlar ve ortak çıkarlarla özdeşleştirilen kamusal alana ilişkin meselelerden ayrıldığı varsayılmaktadır. Buradaki tartışmada, bu varsayıma rağmen, kapsayıcı katılım anlayışı için gerekli koşulların, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin katılımcıların perspektifinden kamusal mesele haline getirilmesini mümkün kılabildiğini ileri sürüyoruz.
dc.description.abstractIndividuals who are members of ethnic, religious, racial, gender and sexual orientation- based groups in Western democracies express their claims for recognition of their collective differences in the public sphere. In this study, we focus on the claims for gender equality asserted by the gender-based groups and try to develop the argument that Jürgen Habermas's understanding of deliberative democracy provides a proper discussion ground for these claims. For this purpose, in the first part of our discussion, we discuss the basic conditions for inclusive participation, which are necessary for democratic claims for recognition to be included in public deliberation processes and become public issues. These conditions are inclusivity, rationality and legitimacy. Inclusivity is related to the inclusion of interests, ethical-political discourses and moral discourses about justice together in public debates. Rationality is related to the communicative agreement of participants in public debates on norms and principles that, from an expanded point of view, can receive rational justification approval from all concerned. Legitimacy, on the other hand, is related to the idea of a public sphere in which unrestrained inclusive and rational discussions between participants aiming to reach agreement take place. In the second part of our discussion, we address claims for recognition that aimed gender equality against gender inequality-based injustices that are excluded from public debate due to the supposed distinction between the private and public spheres. It is assumed that these demands are issues of the private sphere connect to the good life and values which are associated with ethic-political discourses and non-generalizable interests which are associated with pragmatic discourses and are separated from issues of the public sphere identified with justice, norms and common interests. In the discussion here, we argue that despite this assumption, the conditions for inclusive participation can make it possible to make gender inequality public issue from the perspective of the participants.
dc.identifier.citationDumlu, H. (2022). "Jürgen Habermas’ın müzakereci demokrasi teorisi ve toplumsal cinsiyet eşitliği talepleri". Kaygı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi, 21(1), 201-231.
dc.identifier.doi10.20981/kaygi.1003081
dc.identifier.endpage231
dc.identifier.issn2645-8950
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage201
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.20981/kaygi.1003081
dc.identifier.urihttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2003557
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11452/27708
dc.identifier.volume21
dc.language.isotr
dc.publisherBursa Uludağ Üniversitesi
dc.relation.journalKaygı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Uluslararası Hakemli Dergi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectTanınma talepleri
dc.subjectToplumsal cinsiyet eşitliği
dc.subjectÖzel alan
dc.subjectKamusal alan
dc.subjectMüzakereci demokrasi
dc.subjectClaims for recognition
dc.subjectGender equality
dc.subjectPrivate sphere
dc.subjectPublic sphere
dc.subjectDeliberative democracy
dc.titleJürgen Habermas’ın müzakereci demokrasi teorisi ve toplumsal cinsiyet eşitliği talepleri
dc.title.alternativeJürgen Habermas' theory of deliberative democracy and claims for gender equality
dc.typeArticle

Dosyalar

Orijinal seri

Şimdi gösteriliyor 1 - 1 / 1
Küçük Resim
Ad:
21_1_10.pdf
Boyut:
359.48 KB
Format:
Adobe Portable Document Format
Açıklama

Lisanslı seri

Şimdi gösteriliyor 1 - 1 / 1
Placeholder
Ad:
license.txt
Boyut:
1.71 KB
Format:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama