The perceptions of generation Z on adolescence, privacy, and sexuality: A qualitative study with university students
Tarih
Kurum Yazarları
Yazarlar
Palavan, Özcan
Uçaral, Zeynep Sude
Süreli Yayın başlığı
Süreli Yayın ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı:
Bursa Uludağ Üniversitesi
Türü
Özet
This study aims to explore university students’ perceptions of adolescence, privacy, and sexuality from a qualitative perspective, within the context of today’s rapidly digitalizing society. Through semi-structured interviews with 21 Generation Z individuals, the research examines the personal experiences and social interactions of young people regarding these concepts. The interview data were evaluated using content analysis; themes were coded by the researchers and validated through expert reviews, achieving an inter-coder reliability rate of 85%. The findings were grouped under eight themes: (1) Perception of Body and Identity in Adolescence, (2) Emotional and Behavioral Experiences in Adolescence, (3) Sources of Information on Adolescence, (4) Problem-Solving Methods in Adolescence, (5) Perception of Privacy, (6) Perception of Sexuality, (7) Views on Sexuality Education, and (8) Behaviors Avoided at Home but Freely Performed at University. Participants primarily associated adolescence with physical changes, while its psychological and social dimensions were often overlooked. Privacy was frequently linked to bodily restrictions shaped by traditional and religious norms, particularly by female participants. Others viewed privacy through the lens of blurred personal boundaries in the digital age. Sexuality was perceived both as a natural need and as an area constrained by societal pressures. Due to the limited open communication and pedagogical inadequacies, many participants turned to unreliable sources of information. The roles of family and school were described as both supportive and restrictive. The university was seen as a more autonomous, identity-forming space. The study highlights the need for a scientifically grounded, culturally responsive, and multi-stakeholder educational approach to privacy and sexuality starting from an early age, to support healthy identity development. The findings offer valuable insights for improving education policies, family guidance, and psychosocial support services for adolescents.
Bu araştırma, dijitalleşmenin hız kazandığı günümüz toplumunda, üniversite öğrencilerinin ergenlik, mahremiyet ve cinsellik algılarını nitel bir perspektiften incelemeyi amaçlamaktadır. Z kuşağı olarak adlandırılan 21 bireyleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla, gençlerin bu kavramlara ilişkin bireysel deneyimleri ve toplumsal etkileşimleri detaylı biçimde analiz edilmiştir. Görüşme verileri içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiş; temalar araştırmacılarca kodlanarak uzman görüşleriyle karşılaştırılmış ve %85 güvenirlik oranı sağlanmıştır. Elde edilen veriler, sekiz tema altında toplanmıştır: (1)Ergenlikte Beden ve Kimlik Algısı, (2)Ergenlikte Duygusal ve Davranışsal Deneyimler, (3)Ergenlikle İlgili Bilgi Kaynakları, (4)Ergenlikte Sorun Çözme Yöntemleri, (5)Mahremiyet Algısı, (6)Cinsellik Algısı, (7)Cinsel Eğitime Yönelik Görüşler ve (8)Aile Yanında Kaçınılan, Üniversitede Serbestçe Yapılan Davranışlar. Ergenliğin katılımcılar tarafından öncelikle fiziksel değişimlerle tanımlandığını, ancak psikolojik ve sosyal boyutlarının çoğu zaman geri planda kaldığını göstermektedir. Mahremiyet kavramı, özellikle kadın katılımcılar tarafından geleneksel ve dini normlarla şekillenen bedensel sınırlamalarla ilişkilendirilirken; bazı katılımcılar mahremiyeti dijital çağda belirsizleşen kişisel sınırlar bağlamında değerlendirmiştir. Cinsellik ise hem doğal bir ihtiyaç hem de toplumsal baskılarla kuşatılmış bir alan olarak algılanmış, açık iletişim eksikliği ve pedagojik yetersizlikler nedeniyle bireylerin çoğunlukla güvensiz bilgi kaynaklarına yöneldiği belirlenmiştir. Aile ve okulun bu süreçteki rolü hem destekleyici hem de sınırlayıcı olarak tanımlanmıştır. Üniversite ortamı ise katılımcılar için daha özgür ve kimlik kurucu bir alan olarak öne çıkmıştır. Araştırma, gençlerin sağlıklı bir kimlik geliştirebilmesi için mahremiyet ve cinsellik konularında erken yaşlardan itibaren bilimsel, kültürel bağlamı gözeten ve çok paydaşlı bir eğitim yaklaşımının gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Bulgular, ergenlik dönemine yönelik eğitim politikaları, aile rehberliği ve psikososyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik önemli öneriler sunmaktadır.
Bu araştırma, dijitalleşmenin hız kazandığı günümüz toplumunda, üniversite öğrencilerinin ergenlik, mahremiyet ve cinsellik algılarını nitel bir perspektiften incelemeyi amaçlamaktadır. Z kuşağı olarak adlandırılan 21 bireyleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla, gençlerin bu kavramlara ilişkin bireysel deneyimleri ve toplumsal etkileşimleri detaylı biçimde analiz edilmiştir. Görüşme verileri içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiş; temalar araştırmacılarca kodlanarak uzman görüşleriyle karşılaştırılmış ve %85 güvenirlik oranı sağlanmıştır. Elde edilen veriler, sekiz tema altında toplanmıştır: (1)Ergenlikte Beden ve Kimlik Algısı, (2)Ergenlikte Duygusal ve Davranışsal Deneyimler, (3)Ergenlikle İlgili Bilgi Kaynakları, (4)Ergenlikte Sorun Çözme Yöntemleri, (5)Mahremiyet Algısı, (6)Cinsellik Algısı, (7)Cinsel Eğitime Yönelik Görüşler ve (8)Aile Yanında Kaçınılan, Üniversitede Serbestçe Yapılan Davranışlar. Ergenliğin katılımcılar tarafından öncelikle fiziksel değişimlerle tanımlandığını, ancak psikolojik ve sosyal boyutlarının çoğu zaman geri planda kaldığını göstermektedir. Mahremiyet kavramı, özellikle kadın katılımcılar tarafından geleneksel ve dini normlarla şekillenen bedensel sınırlamalarla ilişkilendirilirken; bazı katılımcılar mahremiyeti dijital çağda belirsizleşen kişisel sınırlar bağlamında değerlendirmiştir. Cinsellik ise hem doğal bir ihtiyaç hem de toplumsal baskılarla kuşatılmış bir alan olarak algılanmış, açık iletişim eksikliği ve pedagojik yetersizlikler nedeniyle bireylerin çoğunlukla güvensiz bilgi kaynaklarına yöneldiği belirlenmiştir. Aile ve okulun bu süreçteki rolü hem destekleyici hem de sınırlayıcı olarak tanımlanmıştır. Üniversite ortamı ise katılımcılar için daha özgür ve kimlik kurucu bir alan olarak öne çıkmıştır. Araştırma, gençlerin sağlıklı bir kimlik geliştirebilmesi için mahremiyet ve cinsellik konularında erken yaşlardan itibaren bilimsel, kültürel bağlamı gözeten ve çok paydaşlı bir eğitim yaklaşımının gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Bulgular, ergenlik dönemine yönelik eğitim politikaları, aile rehberliği ve psikososyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik önemli öneriler sunmaktadır.
Açıklama
Konusu
Privacy, Sexual education, Generation Z, Adolescence, University students, Mahremiyet, Cinsel eğitim, Z kuşağı, Ergenlik, Üniversite öğrencileri
