Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11452/9391
Title: Şark meselesinde Kürtçülük (1787-1923)
Other Titles: The Kurdish problem in the orient issue (1787-1923)
Authors: Oğuzoğlu, Yusuf
Ağca, Akın
Uludağ Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü/Tarih Anabilim Dalı/Tarih Bilim Dalı.
Keywords: Kürtçülük
Şark meselesi
Misyonerlik faaliyetleri
Emperyalizm
Kürt isyanları
Azınlıklar sorunu
Musul sorunu
Kurdish problem
Orient issue
Missionary activities
Imperialism
Kurdish insurrections
Minorities issue
Musul issue
Issue Date: 2012
Publisher: Uludağ Üniversitesi
Citation: Ağca, A. (2012). Şark meselesinde Kürtçülük (1787-1923). Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Abstract: Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin son otuz yılına damgasını vuran en önemli sorun, ayrılıkçı PKK terörüdür. Binlerce masum vatandaşımızın canına mal olan PKK terörü, aslında kökleri 19. yüzyıla uzanan ve emperyalist Batılı devletlerce tohumları atılmış olan Kürtçülük sorunun günümüzdeki yansımasıdır. Şark meselesi çerçevesinde emperyalist Batılıların, Osmanlı topraklarından maksimum pay alma kavgasında bir piyon olarak ortaya sürülen Kürtçülük, ilk Kürtçe sözlüğün bir Katolik Papaz tarafından hazırlandığı 1787 tarihinden günümüze kadar emperyalizmin bir aracı olarak kullanılmıştır. Kürtleri yüzlerce yıl bir arada kardeşçe yaşadıkları Türklere karşı bir piyon olarak kullanan bu yaklaşımın ardında yatan zihniyet hiç şüphesiz emperyalizmin böl-parçala-yönet politikasıdır. Bu zihniyetin uygulamaya geçirilmesinde emperyalizmin öncü kuvveti durumunda olan misyonerlerin önemli rolü olmuştur. Misyonerler, Şark meselesini kendi ülkelerinin çıkarlarına uygun biçimde şekillendirebilmek için din maskesi altında Osmanlı topraklarında birçok siyasi faaliyette bulunmuşlardır. İncil ülkesi adını verdikleri Anadolu'da yaptıkları çalışmalar ile yüzlerce yıl bir arada kardeşçe ve huzur içinde yaşayan Ermeni, Nasturi, Kürt, Türkmen ve Arap toplulukları birbirine düşman hale getirmişlerdir. Diğer yandan özellikle Ruslar, Doğu Anadolu üzerinden Akdeniz'e sarkabilmek amacıyla Kürtlerden yararlanabileceği düşüncesiyle Kürtçülüğün teorik alt yapısının oluşturulmasına yönelik önemli çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmaların altında genel olarak Anadolu'da görev yapan Rus Konsolosların imzaları vardır. 25-30 yıl gibi uzun sürelerle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görev yapan bu konsoloslar, bölge insanının yaşam biçimi, kültürü, dili v.b. konularda ayrıntılı çalışmalar yapmış; bu çalışmalar sonrasında St.Petersburg Bilimler Akademisi'nde Kürdoloji eserlerine imza atmışlardır. Rusların bu çalışmalardaki temel saiki, Rus- Osmanlı savaşlarında Kürt aşiretleri kendi yanına çekebilmek, hiç olmazsa bu aşiretlerin tarafsız kalmasını sağlayarak Doğu Anadolu'yu kolay biçimde işgal edebilmekti.Kısacası Batılı emperyalist devletlerce Şark meselesini kendi çıkarları doğrultusunda sonlandırmak amacıyla ortaya suni bir biçimde çıkarılan Kürtçülük, ilk Kürtçe sözlüğün yayımlandığı 1787 yılından II. Meşrutiyetin ilanına dek geçen dönemde bir hazırlanma evresi yaşamış, bu dönemde Kürtçülüğün teorik altyapısı Avrupa başkentlerinde oluşturulmuştur. Bu aslında bir tarih yazımı çabasıdır aynı zamanda. Yüzlerce yıl bir arada etle tırnak gibi yaşayan Kürtlerle Türklerin birbirinde koparılabilmesi için Kürtlere ait müstakil bir tarih, edebiyat, kültür v.b. yaratma çabası? Bu çaba belirli bir olgunluğa ulaştığında ise ikinci aşamaya yani Kürtçülüğü emperyalist çıkarlar doğrultusunda kullanma aşamasına geçilmiştir ki; özellikle I.Dünya Savaşı sonrası Mütareke ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Kürtçülük, Anadolu topraklarında etkin bir biçimde kullanılmıştır. Özellikle Ali Galip Olayı ve Koçgiri isyanı, Kürtçülük kartının kullanıldığı somut hadiselerdir. Lozan Barış Konferansı görüşmelerinde de azınlıklar ve Musul konularında Kürtçülük Türk heyetine karşı kullanılmıştır. Lozan'da çözülemeyip Lozan sonrasına bırakılan Musul sorununun İngiltere lehine çözülmesinde ise Kürtçü bir ayaklanma olan Şeyh Sait isyanı belirleyici olmuştur.
As is known, the most important problem marked the last three decades in the Republic of Turkey has been the seperatist PKK terrorism. Causing costs of thousands of innocent citizens lives, it is a reflection of the Kurdish Nationalism problem in today, which rooted to the 19th century in which Western imperialist states saw the seeds of it. The Kurdish Nationalism emerging as a pawn in the battle of Western states in order to get their maximum share from the Ottoman territory has been used as a tool of imperialism since 1787 in which the first Kurdish dictionary prepared by a Catholic priest. Behind the mindset of the use of Kurds against Turks who have lived together as brothers for hundred of years is, no doubt, divide-and-conquer policy of imperialism. In implementing of this mindset, missioners, vanguard of imperialism, played an important role. Missionaries were found in many political activities in the Ottoman lands under the guise of religion in order to shape the Orient issue in accordance with their country's interests. By means of their activities in Anatolia named "Bible country", they turned Armenian, Nestorian, Kurdish, Turkmen and Arab communities against another, which were living together in brotherhood and in peace for hundreds of years. On the other hand, in order to reach Mediterranean sea over Eastern Anatolia, The Russians have done significant works in establishing of the theoretical background of Kurdish Nationalism. Generally, the Russian consuls who served in Anatolia during that time were behind these works. Those consuls who served in Eastern and Southeastern Anatolia for a long time such as 25-30-year periods made detailed studies on the way of life, culture, language, etc. of the region people and, afterwards, they put signature to the Kurdology works in the St. Petersburg Academy of Sciences.The main purpose of the Russians in these works was to hold the Kurdish tribes in their side during the Russian-Ottoman wars or, at least, to ensure that those tribes remained neutral so that they were able to occupy the Eastern Anatolia easily.In short, created artificially by Western imperialist states in order to shape the issue of the Orient in accordance with their interests, The Kurdish Nationalism lived a preparation phase from the date of the first published Kurdish dictionary in 1787 to the date of the declaration of the II. Constitution. In this phase, theoretical background of the Kurdish Nationalism was constituted in European capitals. This, in fact, was a history-writing effort, as well. The effort to create a seperate history, literature, culture, etc. in order to detach Kurds and Turks from each other who have lived as close as two coats of paint for hundreds of years... When this effort reached a certain maturity, the second stage in which Kurdish Nationalism was used in accordance with imperialist interests started; Particularly, It was used effectively in Anatolia after the First World War and during the Armistice and the War of Independence period. Especially, the event of Ali Galip and the revolt of Koçgiri were concrete incidents in which Kurdish Nationalism card was used. The Kurdish Nationalism were also employed against the Turkish delegation during the deliberations of the minorities and Musul in the Lausanne Peace Conference. In resolving the Musul issue in favor of Great Britain after Lausanne, Sheikh Said rebellion, a Kurdish insurrection, was decisive .
URI: http://hdl.handle.net/11452/9391
Appears in Collections:Yüksek Lisans Tezleri / Master Degree

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
306603.pdf1.55 MBAdobe PDFThumbnail
View/Open


This item is licensed under a Creative Commons License Creative Commons