Bu öğeden alıntı yapmak, öğeye bağlanmak için bu tanımlayıcıyı kullanınız: http://hdl.handle.net/11452/4029
Başlık: Batı metafiziğinin dekonstrüksiyonuna yönelik iki yaklaşım: Heidegger ve Derrida
Diğer Başlıklar: Two approach with respect to the deconstruction of western metaphysics: Heidegger and Derrida
Yazarlar: Cevizci, Ahmet
Küçükalp, Kasım
Uludağ Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü/Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı/Felsefe Tarihi Bilim Dalı.
Anahtar kelimeler: Dekonstrüksiyon
Heidegger
Mevcudiyet metafiziği
Fenomenoloji
Hakikat
Anlam
Deconstruction
Derrida
Metaphysics of presence
Phenomenology
Truth
Meaning
Yayın Tarihi: 29-Şub-2008
Yayıncı: Uludağ Üniversitesi
Atıf: Kasım, K. (2008). Batı metafiziğinin dekonstrüksiyonuna yönelik iki yaklaşım: Heidegger ve Derrida. Yayınlanmamış doktora tezi. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Özet: Derrida ve Heidegger’in Batı felsefesi veya metafiziğine yönelik dekonstrüktif okumalarına odaklanan bu çalışma, dört ana bölümden oluşmaktadır. Her ne kadar dekonstrüksiyon kavramı, Derrida’ya ait bir kavram olsa da, söz konusu kavram, Nietzsche, Husserl ve Heidegger felsefelerinin oluşturduğu tarihsel bir bağlama sahiptir. Bundan dolayı, ilk iki bölüm bir anlamda dekonstrüksiyon kavramının tarihsel arka planına, diğer iki bölüm ise, Heidegger ve Derridacı dekonstrüksiyona tahsis edilmiştir. Genel anlamıyla ele alındığında dekonstrüksiyon, Batı metafiziğine ait metinlere yönelik radikal bir okuma tekniğine gönderme yapar. Hem Heidegger hem de Derrida felsefelerince ortaya konulduğu üzere, dekonstrüksiyonist bir okumanın asıl odak noktasını, Batı felsefe geleneğinin evrensel hakikat ve anlam düşüncesinin eleştirisi oluşturmaktadır. Heidegger ve Derrida’ya göre, Batı metafizik geleneğinde Varlık, matematiksel ve hesaplanabilir bir zaman anlayışı ekseninde, mevcudiyet olarak belirlenmiştir. Böylelikle de, Varlığın anlam ve hakikati sabitlenmiş ve insan aklına indirgenmiştir. Heidegger için bu durum, Varlığın bir varolana, Derrida için ise, gösterenler arasındaki oyunu mevcudiyete indirgemektir. Metafiziksel varlık ve hakikat düşüncesine karşıt bir biçimde, dekonstrüksiyon, söz konusu evrensel hakikat ve anlam düşüncesinin radikal bir eleştirisi olarak görülebilir. Sabit kalıcı bir anlam fikrine karşıt biçimde dekonstrüksiyon, Varlık ve anlamın hiçbir biçimde sabitlenemeyeceğinin ileri sürüldüğü eleştirel bir okuma stratejisine gönderme yapar. Bu okuma stratejisi yoluyla sabit, kalıcı ve evrensel hakikat hakkındaki metafiziksel iddiaların barındırdığı çelişkiler açığa çıkarılır. Böylelikle de, sonsuz bir anlamlar imkânı ortaya çıkar.
This work that focuses on Heidegger and Derrida’s deconstructive reading directed to Western philosophy or metaphysics, is composed of four parts. Even though the concept of deconstruction belongs to Derrida, it has a historical context that was constituted by Nietzsche, Husserl and Heidegger’s philosophies. Consequently the first two parts of this work deal with the historical background of the concept of deconstruction and the latter two with Heidegger and Derrida’s deconstruction. In a general sense, deconstruction refers to a radical reading technique for the texts of Western metaphysics. As prescribed in both Heidegger and Derrida’s philosophies, the focal point of deconstructive reading is to criticize the idea of universal truth and meaning of Western philosophical tradition. According to Heidegger and Derrida, Western philosophical conception of Being has been determined as presence as a result of the conception of mathematical and calculable time. In this way, the truth and meaning of Being are fixed and reduced to human reason. For Heidegger this situation means to reduce Being to a being, and for Derrida to reduce the systematical play of signifiers to the presence. In contrast with the metaphysical idea of Being and truth, deconstruction could be seen as a radical critique of these metaphysical conceptions of universal truth and meaning. Criticizing the idea of fixed and permanent meaning, deconstruction refers to a critical strategy of reading that disapproves of the idea of fixed and permanent Being and meaning. Using the strategy of deconstruction, the aporias that are included in the metaphysical claims about these universal, fixed and permanent truths are revealed. In this way, the possibility of infinite meanings comes out.
URI: http://hdl.handle.net/11452/4029
Koleksiyonlarda Görünür:Doktora Tezleri / PhD Dissertations

Bu öğenin dosyaları:
Dosya Açıklama BoyutBiçim 
220972.pdf1.59 MBAdobe PDFKüçük resim
Göster/Aç


Bu öğe kapsamında lisanslı Creative Commons License Creative Commons