Bu öğeden alıntı yapmak, öğeye bağlanmak için bu tanımlayıcıyı kullanınız: http://hdl.handle.net/11452/3824
Başlık: Uluslararası alanda Kudüs'ün siyasi ve hukuki statüsü
Diğer Başlıklar: Political and legal status of jerusalem in the international arena
Yazarlar: Reçber, Kamuran
Çevlikli Fandaj, Ezgi
Uludağ Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü/Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı/Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı.
Anahtar kelimeler: Kudüs
Filistin
İsrail
Barış
Birleşmiş Milletler
Müzakere
Statü
Jerusalem
Palestine
Israel
Peace
United Nations
Negotiation
Status
Yayın Tarihi: 5-Eki-2017
Yayıncı: Uludağ Üniversitesi
Atıf: Çevlikli, E. F. (2017). Uluslararası alanda Kudüs'ün siyasi ve hukuki statüsü. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Özet: Çalışmada, üç monoteist din için kutsal kabul edilen Kudüs kentinin,tarihi süreç içindegeçirdiği değişimler ele alınarak, günümüzdeki siyasi durumu tartışılmış ve BM kararları çerçevesinde hukuki statüsü açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede, Kudüs'ün antik dönemlerdeki tarihçesi aktarılmış ve Kudüs'ün üç din için sahip olduğu önem tartışılmıştır. Kudüs ve Filistin bölgesi, 1517 yılında Osmanlı İmparatorluğunun egemenliğine girmiş, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda savaştan Osmanlı devletinin yenik ayrılmasıyla, Milletler Cemiyeti (MC) tarafından İngiltere'ye manda olarak verilmiştir.Manda dönemi, kentin tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Bu dönemde Kudüs'e kitlesel Yahudi göçleri yaşanmıştır. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ise, İsrail devleti kurulmuş ve İsrail, 1948 yılında Batı Kudüs'ü işgal ettikten sonra, 1967 yılında da Doğu Kudüs'ü işgal etmiştir. Bundan sonra İsrail, statüsü belirlenmemiş bir kent olan Kudüs'ü hızlıca kendi egemenlik alanına katmak için çeşitli idari ve yasal önlemler almıştır. İsrail'in bu önlemleri Birleşmiş Milletler ( BM)ve uluslararası toplum tarafından uluslararası hukuka aykırı olarak kabul edilmekte, geçersiz sayılmakta ve bu önlemlerin kentin gelecekteki statüsünü etkileyemeyeceği dile getirilmektedir. Diğer yandan İsrail, Filistin tarafıyla yaptığı barış görüşmelerinde Kudüs konusunda uzlaşmaz bir tavır sergilemekte, bu nedenle Kudüs meselesi barış görüşmelerini kilitleme riskinden dolayı sürekli ertelenmektedir. Ancak, Kudüs meselesi çözüme kavuşturulmadan bir Orta Doğu barışının tesis edilmesininmümkün olmadığı açıktır. İsrail, 2003 yılındataraflara sunulan ve İsrail'in de kabul ettiği "Yol Haritası" yükümlülüklerini, tıpkı önceki anlaşma hükümlerine uymadığı gibi, yerine getirmemekte ve meseleyi Filistin halkının aleyhine sürüncemede bırakmaktadır. Bu çerçevede, uluslararası toplumun, BM'nin, Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin ve bölge ülkelerinin konunun çözümü için daha fazla ve etkin çaba sarf etmeleri gerekmektedir.
In this study, Jerusalem city's, which is accepted holy in the three monotheist religions, transformation in the historical process is handled and the city's political and legal status in the context of the United Nations' (UN) resolutions is explained. Within this context, Jerusalem's ancient history is conveyed and city's importance for the three religions is discussed. Jerusalem, entered under the sovereignty of the Ottoman Empire in 1517. After the World War I, when the Ottoman Empire was defeated during the War, Jerusalem and Palestine, was given under the authorisation of Britain by the League of Nations. This period was a turning point in the history of the city, owing to the fact that great numbers of Jewish immigration occured to Jerusalem. After the Second World War, the state of Israel was declared and Israel occupied West Jerusalem in 1948. In 1967 Israel also occupied the East part of the city and began to take administrative and legal measures to take all of the city - which the status is not determined yet - under its sovereignty. Measures taken by Israel are considered illegal and not accepted by the international community and it is expressed that these measures can not change the city's future status. On the other hand, Israel displays an uncompromising attitude during the peace talks with the Palestinian side and for this reason the issue of Jerusalem has been postponed. Nevertheless, without fixing the issue of Jerusalem, it is hard to establish peace in the region. Israel, which accepted the "Road Map" that is offered to the parties in 2003, is reluctant to fulfill its commitments just as it did not comply with the former agreements. Israel retards the issue, to the detriment of the Palestinian people. In this context, the international community, the permanent members of the Security Council and the countries in the region should address the issue with a more effective manner.
URI: http://hdl.handle.net/11452/3824
Koleksiyonlarda Görünür:Yüksek Lisans Tezleri / Master Degree

Bu öğenin dosyaları:
Dosya Açıklama BoyutBiçim 
481429.pdf3.63 MBAdobe PDFKüçük resim
Göster/Aç


Bu öğe kapsamında lisanslı Creative Commons License Creative Commons