Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11452/3725
Title: Çok-hukuklu sistem ve İslam Hukukundaki yeri
Other Titles: Legal pluralism and its position in Islamic Law
Authors: Döndüren, Hamdi
Kumaş, Mehmet Salih
Uludağ Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü/Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı.
Keywords: Hukukî çogulculuk
Zimmî
Azınlıklar
Gayrimüslim
İslam hukuku
Millet sistemi
Legal pluralism
Dhimmis
Minorities
Non-muslims
Islamic law
Millet system
Ottoman
Osmanlı
Issue Date: 2007
Publisher: Uludağ Üniversitesi
Citation: Kumaş M. S. (2007). Çok-hukuklu sistem ve İslam hukukundaki yeri. Yayınlanmamış doktora tezi. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Abstract: Hukukî çogulculuk düsüncesi, kültür ile hukuk arasındaki iki yönlü iliskiden hareketle kendisine düsünsel bir zemin olusturur. Bu düsünceye göre hukuk, bulundugu toplumun kültürel bir görünümüdür. Hukukun tesekkül sürecinde kültürü olusturan tüm unsurların etkisi vardır. Diger yandan kültür, ancak hukukun saglayacagı imkanlarla varlıgını sürdürebilir. Hukukî çogulculuk düsüncesinin Batı’da gelismesinde hem postmodernizmle kendini iyice gösteren Batı düsüncesindeki degisim ve dönüsümün hem de toplumları giderek çok kültürlü yapılara dönüstüren küresellesme sürecinin katkısı vardır. Bundan dolayı hukukî çogulculuk düsüncesi, postmodernizm ve küresellesme sürecine denk düsecek sekilde 1980’lerden itibaren yaygınlık kazanmıstır. Ancak bu kavramın ilkez ortaya çıkması, post-koloniyal sürece rastlar. Basta slam toplumları olmak üzere Batı dısı toplumları arastıran Batılı sosyolog ve antropologlar, hukukî çogulculuk kavramını, buralardaki sosyo-hukukî yapıyı tanımlamak için gelistirmislerdir. Hukukî çogulculuk savunucularının Batı dısı toplumlar için sosyal bir olgu olarak degerlendirdigi bu çogulcu hukukî yapı, Batı’da gelisen özgürlükçü söylem, inanç özgürlügü, azınlık hakları, kültürel haklar, çok-kültürlülük gibi kavramlarla iliskilendirilerek Batılı anlayıs ve yapılara uygun hale getirilmis olsa da, temelde slam düsüncesindeki gayrimüslimlere (zimmîler) tanınan hukukî otonomiden farksızdır. Orta Çag’ın siyaset anlayısının etkisiyle Müslümanlar zimmîleri devlet yönetiminden uzak tutmus olsalar da, onların dinlerinden kaynaklanan farklılıkları hukuken korunmus ve yüzyıllar boyunca Müslümanlarla bir bütün halinde, yan yana ve iç içe yasayabilmislerdir. Bu anlamda Batı’daki farklı kültürel degerlerin korunması amacıyla bazı hukukî düzenlemelerin yapılmasını öngören anlayıs ile slam hukukunda zimmîlere yönelik yapılan farklı hukukî düzenlemeler, temelde aynı amaca hizmet etmektedir.
The idea of legal pluralism (pluralism in law) has a theoretical basis based on the mutual relation between culture and law. According to this idea, the law is a cultural expression of the society. So, all the elements of the culture have an influence on the formation of the law. On the other hand culture can survive with only the legal opportunities. There are two main factors in the development of this theory in the West: One of them is postmodernism which is the most remarkable appearanceof the change and transformation of the Western thought; and the other one is globalisation which transforms societies into multi-cultural structures. Therefore this theory has expanded since 1980’s that correspond to the process of postmodernism ands globalisation. But this concept emerged in the post-colonial period. Western sociologists and anthropologists who study on non-western socities, especially Muslim societies use this concept to describe the socio-legal structure in there. The legal pluralistic structure which legal pluralists define it as a social fact for the nonwestern societies is not different from the legal othonomy that Islamic law gives to non-Muslims (dhimmis), although it is related to Western concepts like liberty, freedom of belief, minority rights, cultural rights, multiculturalism. It is apparent that the dhimmis lived together in peace in the Muslim states, having legally their rights pertaining to their religions, in spite of that they lacked political rights in accordance with the medieval political thought. In this sense, the Western modern legal pluralism and Islamic dhimma system have a fundamentally same purpose.
URI: http://hdl.handle.net/11452/3725
Appears in Collections:Doktora Tezleri / PhD Dissertations

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
220992.pdf1.32 MBAdobe PDFThumbnail
View/Open


This item is licensed under a Creative Commons License Creative Commons