Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11452/1781
Title: Başarılarımın sahibi ben değilim: Sosyal kimlik, sosyal baskınlık ve sistemi meşrulaştırma kuramları perspektifinden sahtekâr fenomeni
Other Titles: My achievements are not mine: Imposter phenomenon in light of the social identity, social dominance and system justification theories
Authors: Kuşdil, M. Ersin
Özdemir, Gamze
Uludağ Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü/Psikoloji Anabilim Dalı/Psikoloji Bilim Dalı.
Keywords: Sahtekar fenomeni
Sosyal kimlik
Sosyal baskınlık
Sistemi meşrulaştırma
Örtük çağrışım testi
Akademik personel
Imposter phenomenon
Social identity
Social dominance
System justification
Implicit association test
Academic staff
Issue Date: 1-Sep-2015
Publisher: Uludağ Üniversitesi
Citation: Özdemir, G. (2015). Başarılarımın sahibi ben değilim: Sosyal kimlik, sosyal baskınlık ve sistemi meşrulaştırma kuramları perspektifinden sahtekâr fenomeni. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Abstract: Sahtekâr Fenomeni, bireylerin somut kanıtlara rağmen başarılarını içselleştiremeyerek içinde bulundukları konumda kendilerini sahtekâr gibi hissetmeleri olarak tanımlanan psikolojik bir olgudur. Önceki araştırmalar bu fenomenin pek çok bireysel olguyla ilişkili olduğunu göstermişse de, nedenleri konusunda tam bir uzlaşma sağlanamamıştır. Öte yandan, olgunun daha sosyal bir perspektifle ele alındığı araştırmaların az sayıda olduğu ve bu çalışmaların oldukça sınırlı ilişkileri ele aldıkları görülmektedir. Oysa, küçük grup dinamiklerinden, çok daha kapsamlı toplumsal süreçlere kadar pek çok sosyal yapının, bireylerin içinde bulundukları statüde kendilerini sahte hissetmelerine yol açabileceği düşünülmüştür. Bu çalışma, ilgili araştırmalarda yaygın olarak kullanılan Clance Sahtekâr Fenomeni Ölçeği'nin (Clance, 1985) Türkçeye kazandırılması ve fenomenin grup içi, gruplararası ve toplumsal yapıyla olan bağlantılarının araştırılması amacıyla yapılmış olup, olası ilişkilerin incelenebilmesi için Sosyal Kimlik, Sosyal Baskınlık ve Sistemi Meşrulaştırma Kuramları'nın sunduğu kavramlardan ve teorik çerçevelerden yararlanılmıştır. İki çalışmadan oluşan bu araştırmada, birinci çalışma Uludağ Üniversitesi bünyesinde çalışan 148 araştırma görevlisi ile; Clance Sahtekâr Fenomeni Ölçeği'nin test-tekrar test güvenirliğini değerlendirmek için yapılan ikinci çalışma ise birinci çalışmaya katılan 125 kişi ile yürütülmüştür. Yapılan analizlere göre, ölçeğin güvenirlik katsayısı birinci çalışmada .84, ikinci çalışmada .86 ve test-tekrar test güvenirliği . 81'dir. Temel Bileşenler Analizi ile yapılan yapı geçerliği çalışması sonucu Türkçe ölçeğin üç faktörlü orijinal yapıyı sağlayamadığı ve tek boyutlu bir ölçek olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu görülmüştür. Yapılan korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizleri, Sahtekâr Fenomeni'nin, kadınlar için, benlik tanımlamalarında erkeksi ve mesleki kalıpyargılar üzerinden içinde bulundukları akademik birimin prototipinden uzaklaşma, yüksek Sosyal Baskınlık Yönelimi, kendini zayıflatma davranışları ve erkeklere yönelik dış grup tarafgirliği ile; erkekler için ise, mesleki kalıpyargılar üzerinden prototipten uzaklaşma, kurumda bulunma süresi, yüksek Sosyal Baskınlık Yönelimi, kendini zayıflatma davranışları ve Örtük Çağrışım Testi ile incelenen örtük özsaygı ölçümü ile yordanabildiğini göstermiştir. Tüm yordayıcı değişkenlerin birlikte ele alındığı regresyon analizi ise, Sahtekâr Fenomeni'ni yordamada en güçlü değişkenlerin, kadınlar için kendini zayıflatma davranışları ve mesleki kalıpyargılar üzerinden prototipten uzaklaşma, erkekler için ise zayıflatma davranışları, mesleki kalıpyargılar üzerinden prototipten uzaklaşma ve kurumda bulunma süresindeki azalma olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, Sahtekâr Fenomeni'nin grup içi ve gruplararası süreçlerden etkilenebileceği şeklinde yorumlanmış olup; çalışmanın bu bağlamdaki katkısı ve kısıtlılıkları tartışılmıştır.
Imposter Phenomenon is a psychological phenomenon that is characterized by the individual's incapability to the internalization of their success despite substantial evidence and feeling as a fraud in their status. Even though previous researches show the links between the phenomenon and many individual traits, there is no consensus on the reason why. On the other hand, researches that approach the phenomenon from a social perspective are very few and mostly focused on rather limited connections. However, many social structures – from small group dynamics to much broader social processes – might cause people to feel as frauds in their social statuses. The aim of this research is to translate the Clance Imposter Phenomenon Scale (Clance, 1985) into Turkish and to investigate the connections between the phenomenon and in-group, intergroup and social structures. In order to reveal possible connections, the conceptions and theoretical frames provided by Social Identity, Social Dominance and System Justification Theories were used. First study of this two-phased research was conducted with 148 research assistants who work in Uludağ University; and the second study with 125 of the first group to assess the test-retest reliability. According to analyses conducted, the internal consistency coefficient (Cronbach's alpha) was .84 for the first study and .86 for the second study and the test-retest reliability coefficient was .81. As a result of a construct validity study conducted with Principal Component Analysis, it was decided that the Turkish scale would be qualified as a unidimensional scale since it did not fit the three factored original structure. Correlation and hierarchical regression analyses indicated that the important predictors of Imposter Phenomenon scores for women were divergence from the prototype of their academic unit through masculine and occupational stereotypes in their identity definitions, high Social Dominance Orientation, selfdebilitation and out-group bias for men. Besides, the important predictors of Imposter Phenomenon scores for men were divergence from the prototype through occupational stereotypes, duration of tenure, high Social Dominance Orientation, self-debilitation and implicit self-esteem scores measured with Implicit Association Test. The regression analysis in which all the predictor variables were included reveals that the self-debilitation and divergence from prototype through occupational stereotypes for women; and self-debilitation, divergence from prototype through occupational stereotypes and decrease in the duration of tenure for men were the most powerful predictor variables for Imposter Phenomenon. In light of these findings, it was interpreted that The Imposter Phenomenon can be influenced by in-group and intergroup processes; and the contributions and limits of the study were discussed.
URI: http://hdl.handle.net/11452/1781
Appears in Collections:Yüksek Lisans Tezleri / Master Degree

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
427331.pdf3.73 MBAdobe PDFThumbnail
View/Open


This item is licensed under a Creative Commons License Creative Commons