Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11452/1695
Title: Bir sekülerleşme teorisi olarak varoluşsal güvenlik teorisinin analizi
Other Titles: A critical analysis of existential security as a secularization theory
Authors: Ataman, Kemal
Ahmadi, Akbarshah
Uludağ Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü/Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı/Din Sosyolojisi Bilim Dalı.
Keywords: Varoluşsal güvenlik teorisi
Sekülerleşme
Modernleşme
Pippa Norris ve Ronald Inglehart
Existential security theory
Secularization
Modernization
Issue Date: 18-Nov-2016
Publisher: Uludağ Üniversitesi
Citation: Ahmadi, A. (2016). Bir sekülerleşme teorisi olarak varoluşsal güvenlik teorisinin analizi. Yayınlanmamış doktora tezi. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Abstract: Din ve benzeri yapılanmaların modernleşme sürecinde tedrici olarak gücünü yitirerek kaybolmasını öngören klasik sekülerleşme teorileri, genelde iki ana sosyolojik damardan beslenmektedir: Birincisi, Weberyan olarak da nitelendirilebilen Weber'in rasyonelleşme tezinden esinlenen teorilerdir. İkincisi ise Durkheim'in farklılaşma tezine dayanan teorilerdir. Fakat bu iki farklı sosyolojik damara dayanan klasik sekülerleşme teorilerine, çağdaş modern toplumlardaki dini değişimi, özellikle dini canlılığı açıklayamadığından dolayı eleştiriler yöneltilmiştir. Bu bağlamda tezin ana çerçevesini oluşturan varoluşsal güvenlik teorisi, bahsedilen eleştirilere cevap niteliği taşıma iddiasındadır. Zira varoluşsal güvenlik teorisi, klasik teorilerden farklı olarak sekülerleşmenin ana katalizörünün rasyonelleşme ve farklılaşma değil, güvenlik olduğunu belirterek küresel anlamda sekülerliği ve dini canlılığı açıklayabileceğini ileri sürmektedir. Bu çalışma, varoluşsal güvenlik teorisinin söz konusu iddialarının teorinin beslendiği ve geliştiği vasat itibarıyla klasik teorilerden farklı olmadığını ve küresel anlamda dindarlığı açıklayacak tek bir perspektiften bahsetmenin güç olduğunu iddia etmektedir. Bu sebeple çalışma, varoluşsal güvenlik teorisinin iddialarını eleştirel bir biçimde ele alarak sosyolojik veriler ve analizler ışığında kendi iddialarını ortaya koyacaktır.
Classical secularization theories, which predicted that religion and belief in supernatural forces would extinct by losing its importance gradually, generally rely on two different sociological vein. The first, which can be described as Weberian is based on Weber's rationalization thesis. The Second one is based on Durkheim's differentiation thesis. But classical thoeries which are based on these two sociological vein have been criticized due to their unsufficient explanations of religious change and religious revival in contemporary modern societies. Within this context existential security theory which is the main subject of this study aims to respond criticisms which directed to classical theories. For this reason, existential security theory unlike classical theories argues that the main accelerator of secularization is neither rationalizaton nor differentiation but security. In this regard this theory argues that based on security it is able to explain secularity and religious revival worldwide. This study argues that the theory of existential security in terms of its sociological ground is not different from classical theories. In addition, this study unlike existential security theory argues that it is difficult to explain religiosity by a single perspective worldwide. For this reason the study examines the claims of existential security theory in the light of sociological data and analyses critically.
URI: http://hdl.handle.net/11452/1695
Appears in Collections:Doktora Tezleri / PhD Dissertations

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
446792.pdf2.03 MBAdobe PDFThumbnail
View/Open


This item is licensed under a Creative Commons License Creative Commons