Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11452/1497
Title: Fen öğretmenlerinin epistemik muhakemelerinin ölçülmesi amacıyla bir ölçek geliştirilmesi ve epistemik muhakemelerin pedagojik çıkarımlar üzerindeki etkisinin incelenmesi
Other Titles: The development of a questionnaire for the measurement of science teachers' epistemic reasoning and investigation of the impacts of epistemic cognition on pedagogical inferences
Authors: Kılınç, Ahmet
Akyürek, Erkan
Uludağ Üniversitesi/Eğitim Bilimleri Enstitüsü/Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı/Fen Bilgisi Eğitimi Bilim Dalı.
Keywords: Epistemik muhakeme
Epistemik biliş
Pedagojik çıkarım
Fen öğretmenleri
Epistemic reasoning
Epistemic cognition
Pedagogical inference
Science teachers
Issue Date: 29-Mar-2018
Publisher: Uludağ Üniversitesi
Citation: Akyürek, E. (2018). Fen öğretmenlerinin epistemik muhakemelerinin ölçülmesi amacıyla bir ölçek geliştirilmesi ve epistemik muhakemelerin pedagojik çıkarımlar üzerindeki etkisinin incelenmesi. Yayınlanmamış doktora tezi. Uludağ Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
Abstract: Araştırma epistemik muhakemeleri etkili bir şekilde ölçebilmek amacıyla Epistemik Muhakeme Ölçeği (EMÖ) denen bir ölçeğin geliştirme çalışması olup, bu süreçte bu ölçeğin geçerlilik ve güvenilirlik süreçlerinin ve özellikle kriter geçerliliği noktasında epistemik inançlar ile ilgili başka iki ölçek (Epistemik İnanç Genel [EİG] ve Epistemik İnanç Alan [EİA] ölçekleri) ile kıyaslanması üzerine odaklanmıştır. Ayrıca EMÖ kriter geçerliliğinin sağlanmasında bağımlı değişken olarak pedagojik çıkarım kalitesi (PÇK) kullanılmış ve bu değişkeni ölçmek amacıyla pedagojik çıkarımlar görüşme formu (PÇGF) geliştirilmiştir. Bu noktada EİG ve EİA ölçekleri ile EMÖ'nün pedagojik çıkarımları benzer şekilde yordayacakları varsayılmıştır. Araştırmada uygunluk örneklemesi kullanılmıştır. Buna göre araştırmaya Bursa ilinde İnegöl ilçesinde görev yapmakta olan 105 Fen Bilimleri öğretmeni katılmıştır. Verilerin çözümlenmesi iki aşamada gerçekleşmiştir. Öncelikle EİG ve EİA ile EMÖ'de katılımcı öğretmenlerin yapmış oldukları kodlamalar rakamlar halinde SPSS programına girilmiştir. İkinci aşamada EİG ve EİA'nın faktöriyel yapısını incelemek amacıyla Maximum Likelihood testi Varimax rotasyonları ile beraber kullanılmış ve alpha güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Bu testler sonrasında her bir katılımcının almış olduğu toplam EİG ve EİA puanları belirlenmiştir. Bu toplam puanlar kullanılarak Scatter Plot grafiği oluşturulmuş ve bu grafik üzerinden hem genel hem de alan açısından epistemik inanç-yüksek ve epistemik inanç-düşük olmak üzere beşer kişi (toplam 10 kişi) seçilmiştir. EMÖ için ise en yüksek ve en düşük puanları seçen bireylerden beşer kişilik epistemik muhakeme-yüksek ve epistemik muhakeme-düşük grupları (toplam 10 kişi) oluşturulmuştur. Çalışmanın ikinci aşamasında ise seçilen 20 kişi ile PÇGF kapsamında yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin ses kayıtları dinlenmiş ve transkripstler oluşturulmuştur. Bu transkriptlerde öğretmenlerin PÇGF'de yer alan her bir sorudaki pedagojik çıkarımları kalite açısından incelemeleri istenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre yapılan kıyaslama sonucunda EİG ve EİA ile belirlenen düşük ve yüksek epistemik inanç puanlarına sahip bireylerde pedagojik çıkarımların kalitesi açısından bazı farklılıklar gözlenirken, EMÖ ile belirlenen düşük ve yüksek epistemik muhakeme puanlara sahip bireylerde pedagojik çıkarımların kalitesi açısından daha belirgin farklılıkların olduğu gözlenmiştir. Bu durum hem EMÖ'nün kriter geçerliliğini sağlamakta hem de EMÖ'nün epistemik inanç ölçeklerine güçlü bir alternatif olduğunu göstermektedir. Ayrıca EMÖ'nün tek sorulu olmasından dolayı uygulamasının kolay olması ve epistemik inanç ölçeklerinde sınırlılık olarak yer verilen ve epistemik bilişte önemli bir parametre olan 'gerekçelendirme'yi temel olarak alması da EMÖ'nün diğer güçlü yanlarıdır.
The research is a developmental study called the Epistemic Reasoning Questionnaire (EMO) in order to measure epistemic reasoning effectively and in this process two other scales related to the validity and reliability processes of this scale and especially epistemic beliefs at the point of criterion validity (Epistemic Belief General [EIG] and Epistemic Belief Specific [EIA] scales). In addition, pedagogical inference quality (PÇK) was used as a dependent variable in the provision of EMO criterion validity and a pedagogical inference interview form (PÇGF) was developed to measure this variance. At this point, EIG and EIA scales and EMO are assumed to predict pedagogical implications in a similar way. Compliance sampling was used in the study. According to this research, 105 science teachers who are working in İnegöl in the province of Bursa participated in the research. The analysis of the data took place in two stages. Firstly, the encodings of EIG and EIA and EMO participant teachers were entered into the SPSS program in figures. In the second step, Maximum Likelihood test was used together with Varimax rotations and alpha reliability analyzes were performed to examine the factorial structure of EIG and EIA. In the second step, Maximum Likelihood test was used together with Varimax rotations and alpha reliability analyzes were performed to examine the factorial structure of EIG and EIA. Using these total scores, Scatter Plot graph was created and five persons (total 10 persons) were selected from the graph in terms of both general and epistemic beliefs and high epistemic beliefs. For the EMO, five individuals with epistemic reasoning-high and epistemic reasoning-low groups (10 persons in total) were selected from the individuals who selected the highest and lowest scores. In the second phase of the study, the voice recordings of the semi-structured interviews made with the selected 20 persons in the scope of PÇGF were listened and transcriptions were created. In these transcriptions, teachers are asked to examine the quality of pedagogical inferences in each question in the PÇGF. While there were some differences in the quality of pedagogical inferences in individuals with low and high epistemic belief scores as determined by EIG and EIA as a result of the study's results, it was observed that there were more differences in the quality of pedagogical inferences in individuals with low and high epistemic reasoning scores determined by EMO. This provides both the criterion validity of the EMO and the fact that the EMO is a powerful alternative to the epistemic belief scales. It is also the other strengths of the EMO that it is easy to implement because it is the only question of the EMO, and it takes the "justification" as an important parameter in epistemic cognition, which is included as a limitation in Epistemic belief scales.
URI: http://hdl.handle.net/11452/1497
Appears in Collections:Doktora Tezleri / PhD Dissertations

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
531985.pdf2.96 MBAdobe PDFThumbnail
View/Open


This item is licensed under a Creative Commons License Creative Commons