Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/11452/10541
Title: Erken dönem Wittgenstein’da resim kuramı
Other Titles: Picture theory in early Wittgenstein
Authors: Özel, Aytekin
Magsi, Imran Khan
Uludağ Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü/Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı/Felsefe Tarihi Bilim Dalı.
Keywords: Tractatus
Wittgenstein
Mantık
Felsefe
Resim kuramı
Dil
Dünya
Gerçeklik
Logic
Philosophy
Picture theory
Language
World
Reality
Issue Date: 15-Aug-2019
Publisher: Bursa Uludağ Üniversitesi
Citation: Magsi, I. K. (2019). Erken dönem Wittgenstein’da resim kuramı. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Abstract: İnsanlar öteden beri hep hakikati bulmaya çalışmışlardır. Her kesimin bu konuda bir görüşü vardır. Wittgenstein’ın bu çalışmasının da aslında bir hakikat arayışı olduğunu söyleyebiliriz. Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus’ta felsefi sorunların kaynağını araştırmıştır. Ona göre bütün bu sorunların kaynağı dilin mantığını yanlış anlamaktır. Şöyle ki, Wittgenstein’a göre, dil sınır tanımayan bir alettir. Biz dil ile her şeyi söyleyebilmekteyiz. Bu ise çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Çünkü dil hem var olanı açıklama hem de var olmayan şeyler hakkında söz edebilme kapasitesine sahiptir. Bizim, bu dil ile sadece gerçekliği öğrenebilmemiz için yapılması gereken ilk şey, dilin bu var olmayan şeyler hakkındaki sesini kesmektir. Nitekim, Wittgenstein bu çalışmada tam da bunu yapmaya çalışmıştır. O, dili sınırlamak istemiştir. Dilin sınırlarını bilirsek neyin gerçek neyin hayal ürünü olduğunu bilebiliriz. Peki dilin sınırlarını nasıl belirleyebiliriz? Wittgenstein dilin sınırlarını belirlemek için resim teorisini geliştirmiştir. Bu teori dil ile dünya arasındaki ilişkiye dayanmaktadır. Bu teoriye göre dil ile dünya arasında ortak bir yapı vardır. Bu yapı mantıksal bir yapıdır. Bu mantıksal yapı sayesinde dil dünyayı yansıtmaktadır. Bu yansıtmayı görebilmek için Wittgenstein analiz yöntemine başvurmaktadır. Analiz yöntemiyle hem dil hem de dünya en yalın birimine kadar çözümlenmektedir. Sonra da dil ile dünyanın her bir ögesinin birbirine karşılık geldiği söylenmektedir. Bu şekilde resmetme olayı gerçekleşmektedir. Bu resmetme olayı sonucunda dildeki öğelerin dünyada herhangi bir karşılığı var mı yok mu ona bakılır. Normal şartlarda dilin her bir ögesinin dünyadaki bir ögesini göstermesi gerekir. Fakat bu her zaman mümkün olmayabilir. Dilin göstermediği şeyler de vardır. Biz dilin göstermediği şeylerin varlığından bahsedemeyiz. Wittgenstein’a göre, metafizik, etik ve estetik gibi unsurların dünyada hiçbir göstergesi yoktur. Bunlar hakkında biz hiçbir şey diyemeyiz çünkü bunlar dilin sınırlarını aşmaktadırlar. Bu konuda susmak en uygun davranış olacaktır. Anahtar kelimeler: Tractatus, Wittgenstein, mantık, felsefe, Resim Kuramı, dil, dünya, gerçeklik
Man has always been in search for reality. Every field has its own opinion. We can consider this work of Wittgenstein as an effort to understand reality too. In Tractatus Logico-Philosophicus, Wittgenstein tries to find the source of philosophical problems. According to him, all these problems emerge as a result of misunderstanding of the logic of language. According to him, language has no limits. We are capable of expressing nearly anything with a language. However, this leads to different kinds of problems. Since language has the capacity to talk about everything; that is, the things in reality and those that are not. In order to get only the reality, the first thing we need to do is to limit the language to things that are real and stop it from talking about the things that are not present and therefore not real. This is exactly what Wittgenstein tries to do in this work. He limits the language. If we know the limits of language, we can understand what is real and what is imaginary. But how can we determine the limits of language? In order to determine the limits of language Wittgenstein has developed the Picture Theory. This theory is based upon the relationship between the language and the World. According to this theory, there is a common structure between the language and the World. This structure is a logical structure. It is the logical structure through which Language represents the World. In order to understand this representation, Wittgenstein uses the method of analysis. Through this method, language and the World are resolved into their tiniest parts. After which the relationship between each of these parts can be explained. This is the way how World is portrayed. In this portrayal, we see whether there is any equivalent part of the World for every single part of the language. Under normal conditions, all the parts of language must represent every single part of the World. However, this is not the case every time. Language doesn’t always show what it talks about. Since it doesn’t represent somethings, we cannot believe in the existence of them. According to Wittgenstein, there are things that do not have any equivalency in this World. Metaphysics, ethics and aesthetic are some of them. They go beyond the limits of language. Therefore, we cannot say anything about them. The best act at this stage, is to stay calm and say nothing.
URI: http://hdl.handle.net/11452/10541
Appears in Collections:Yüksek Lisans Tezleri / Master Degree

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
582261.pdf819.07 kBAdobe PDFThumbnail
View/Open


This item is licensed under a Creative Commons License Creative Commons