Açık Erişim Sistemine Hoş Geldiniz
Bursa Uludağ Üniversitesi, bilimin ve teknolojinin ilerlemesine katkı sağlamayı, açık, tekrarlanabilir ve güvenilir araştırma çıktıları ile uygulamalarını benimseyerek; toplum ve tüm dış paydaşları yararına bilginin geniş yayılımını taahhüt eder.
BUU Açık Erişim Sistemi, öğretim üyelerimiz ve öğrencilerimizin uluslararası standartlara ve fikri mülkiyet haklarına uygun olarak ürettikleri kitap, makale, tez, ansiklopedi, sanat eseri gibi bilimsel ve sanatsal ürünleri sunmaktadır.
Bursa Uludağ Üniversitesi DSpace kullanan lider kurumlardan biridir.

Son Gönderiler
Doğum şeklinin pelvik taban farklılıkları üzerine etkisi
(Bursa Uludağ Üniversitesi, 2025) Zengin, Merve; ÖZERKAN, KEMAL; Tıp Fakültesi; Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
Amaç: Pelvik taban hastalıkları, pelvik diyafram ve kaslarının ilerleyen yaş ile meydana gelen doku sarkmalarına bağlı hastalıklarından oluşur. Gebelik ve doğum pelvik destek dokularında hasara neden olarak pelvik relaksasyona yol açan risk faktörlerindendir. Çalışmamızın amacı, doğum şeklinin pelvik taban farklılıkları üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu çalışma, planlı sezaryen yapılan hastalar ile vajinal doğum yapan hastalar arasında pelvik taban kas gücünü karşılaştırmayı, beraberinde prolapsus ve üriner inkontinansı incelemeyi hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 20 Haziran – 1 Eylül 2024 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.B.D. ında normal vajinal doğum yapan 54 hasta ve sezaryen uygulanan 45 hasta dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen her hastanın 37. gebelik haftasından sonra ürojinekolojik değerlendirmeleri yapıldı. POP-Q evrelemesi ile pelvik organ prolapusu değerlendirildi. Modifiye Oxford Skala Ölçeği ve perineometre ile pelvik taban kas gücü değerlendirildi. Her hasta doğum sonrası 6. hafta ve 6. ayda aynı yöntemlerle yeniden değerlendirildi. Bulgular: Doğum sonrası 6. haftada anterior kompartman prolapsusu doğum şekline göre farklılık göstermekteydi (p <0.001). Sezaryen ile doğum yapan grupta %71,1 (n=32) oranında prolapsus izlenmezken (Evre 0), normal vajinal doğum yapan grupta bu oran %27,8 (n=15) olarak bulundu. Evre 1 anterior prolapsus, normal vajinal doğum yapan grupta %68,5 (n=37) oranında, sezaryen grubunda ise %28,9 (n=13) oranında saptandı. Analiz sonucunda Modifiye oxford skalası üzerinden elde edilen puanların gruplar arasında farklılık göstermediği saptandı (p=0.522) buna karşın Modifiye oxford skalası puanlarının değerlendirildiği zamana bağlı olarak farklılık gösterdiği belirlendi (p=0.006). Perineometri ölçümlerinin doğum şekline göre farklılık göstermediği saptandı (p=0.528) buna karşın perineometri ölçümlerinin değerlendirilme zamanına bağlı olarak farklılık gösterdiği belirlendi (p<0.001). Sonuç: Vajinal doğum, pelvik organ prolapsusu açısından daha fazla olumsuz etkiye yol açarken, sezaryen doğum pelvik tabanın daha az zarar görmesini sağlayabilir. Pelvik taban kas gücü açısından ise normal vajinal doğum ve sezaryen doğum arasında anlamlı bir farklılık saptamadık. Bu nedenle doğum şekli dışında diğer faktörlerin de pelvik taban sağlığı üzerinde etkili olduğu unutulmamalıdır. Bu bulgular, doğum şekli ve pelvik taban sağlığı arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine incelemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Acute circulatory support system
(IP Innovative Publication, 2025-01-01) Sayılır, Selen; Haik, D.; Candelario, K.; Sayılır, Selen; Tıp Fakültesi; 60095586700
Bursa’da çalışan bir grup aile hekiminin çocuk ihmali ve istismarı hakkında bilgi ve farkındalık düzeyleri ile adli bildirim yapma konusundaki yaklaşımları
(Bursa Uludağ Üniversitesi, 2025) Şahin, Hasibe; ÖZÇAKIR, ALİS; Tıp Fakültesi; Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
Geleceğimizi oluşturan çocukların sağlık ve esenlik hallerinin korunması çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı çocuk ihmali ve istismarı olgularının tanınmasında önemli rol üstlenen aile hekimlerinin konuya ilişkin bilgi, tutum ve davranışlarını belirlemek, farkındalık düzeylerini artırmaya yönelik ihtiyaçları ortaya koymak ve gelecekte düzenlenecek eğitim programlarına katkı sağlamaktır. Bursa ili Uludağ Üniversitesi ve Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Anabilim Dalında görev yapan sözleşmeli Aile Hekimliği araştırma görevlilerinin hizmet verdiği Aile Sağlığı Merkezleri ve Eğitim Aile Sağlığı Merkezinde yürütülmüş, tanımlayıcı türde kesitsel bir araştırmadır. Çalışmaya katılmayı kabul eden ve aydınlatılmış onam formunu imzalayan hekimler, sosyodemografik verileri içeren bir anket formu ile Çocuk İhmali ve İstismarı Bilgi Testi’ni (ÇİİB-T) doldurdular. Çalışmaya toplam 128 hekim katılmış olup, katılımcıların 69’u (%53,9) kadın, 59’u (%46,1) erkektir. Çalışmaya katılan hekimlerden çocuk ihmali ve istismarı vakasıyla karşılaştığını belirten 67 hekimden %51,5’i bu durumu resmi makamlara bildirdiğini, %48,5’i ise bildirimde bulunmadığını ifade etmiştir. Katılımcıların yalnızca %16,4’ü çocuk istismarı durumunda izlenmesi gereken standart talimatı bildiğini belirtmiştir. ÇİİB-T sonuçlarına göre, hekimlerin en yüksek doğru yanıt oranları cinsel istismar ve fiziksel istismar alanlarında görülürken; risk faktörleri, çocuğun gelişim özellikleri, hukuksal süreç ve sosyal hizmet yaklaşımı başlıklarında doğru yanıtlama oranlarının görece düşük kaldığı belirlenmiştir. Çalışmamız, aile hekimlerinin çocuk ihmal ve istismarının tespiti ve bildirimi konusunda eğitimsel ve yasal bilgi düzeylerinin güçlendirilmesi gerektiğini göstermiştir. Lisans ve mezuniyet sonrası süreçlerde multidisipliner, uygulamalı ve mevzuata dayalı eğitimlerin artırılması ve standart bildirim protokollerinin geliştirilmesi, çocukların güvenliğini destekleyecektir.
